KIRKBEŞİNCİ BÖLÜM
Yedinci Madde



Çok kullanılan ilaç ve gıdaların tabiat ve menfaatlerini, özellik ve

hükümlerini (ebced) harflerinin terkibince bildirir.



Ey aziz, malûm olsun ki, tıp bilginleri demişlerdir ki: Herkes kendi

vücudunun hekîmi olmalıdır. Kullandığı ilaç ve gıdaların tabiat ve

menfaatlerini bilmelidir. Her birisini hükmüyle kullanmalıdır. Ta ki vücudu

sıhhat üzere kalmalıdır.

Gıdalardan her birinden her bir deva ki, insan bedeninde keyfiyetiyle tesir

eder. Gerçek o ilaç, insan bedenine gelip, onunla beden kendi tabii

hareketinden uyanırsa; eğer bedene insanî keyfiyetten ziyade tesir etmezse,

o ilaç mutedil; eğer bedene keyfiyyetten ziyade tesir ederse, o ilaç

itidallerden ve o keyfiyetten yana dışarıdadır. Şu halde eğer o tesir az

olup, hissedilmezse, o ilaç birinci derecedir. Eğer bedene zarar verirse,

lakim zararı helak edici değilse, o ilaç üçüncü derecededir. Eğer zararı

ölüme varırsa, o ilaç dördüncü derecededir. Ona zehir ilaç adı verilmiştir.

Gıdaların da hükümleri, bu ilaçlar gibi bulunmuştur. Hepsinin hükümleri

hece harfleri tertibiyle açıklanmıştır.

(ELİF)

İbrişim: Sıcak ve rahattır. Özellikle hamı faydalıdır. Kurusu, bit

türemesine engeldir.

İcsas (erik): İkinci derecede soğuk ve rutubetlidir. Onun tatlısı mideyi

bozar ve ishal eder. Ekşisi, kalbi teskin edip, safrayı söker. Eksisi,

tatlısından daha az ishal eder.

Ispanak: Birinci derecede soğuk ve rutubetlidir. Gıdası iyidir. Sıcak ve

kuru olan akciğere ve göğse faydalıdır. Karnı yumuşatır. Bel ve sırttaki

kan ağrılarını giderir.

Eftimon: Bir kuru ottur ki, birinci derecede kuru ve ikinci derecede

sıcaktır. Kokusu müsekkin, düşkün ve yaşlılara faydalıdır. Sevda

hastalıklarını ve balgamı gidericidir. Sara ve malihülyayı defedicidir.

Gençleri ve hararetlileri susatır.

Anason: Bilinen bir tohumdur ki, üçüncü derecede kurutucu ve ısıtıcıdır.

Böbrek, mesane, rahim, karaciğer ve dalak tıkanıklıklarını açar. Yeli

ayrıştırmada tam etkisi vardır. Baş ağrısı ve safravî hastalıkları teskin

için buhar ve suyu faydalıdır. Ezilmişi gülyağı ile kulağa damlatırsan,

kulak içinde çarpma ve düşmeden ârız olan ağrıları dindirir. Bevli ve hayzı

söker. Balgamdan doğan susuzluğa faydalıdır. Süt ve meniyi çoğaltıcı,

zehrin zararını gidericidir.

İsmet: İsfahan sürmesi denir. Öldürücü kurşun madeninin cevheridir. Birinci

derecede soğutucu ve ikinci derecede kurutucudur. Ekşisiz kurutucu ve

kabız edicidir. Gözü kuvvetlendirir, burun kanını keser.

Ürüz (pirinç): Bilinen gıdadır ki, birinci derecede ısıtıcı ve ikinci

derecede kurutucudur. Suyuyla yıkanmak, uzuvları kirden pak eder. Yenmesi,

mideyi temizler. Süt ile pişirilmesi meniyi fazlalaştırır.

(BE)

Basal (soğan): İkinci derecede kurutucudur. Üçüncü derecede ısıtıcıdır. O,

ayrıştırıcı, kesici, yumuşatıcı ve açıcıdır. Damarların ağızlarının açmak,

onun halidir. Kuvvetlisi, yüzü kızartır. Tuz ile siğili sökker. Normal

olarak yenmesi, mide ve iştihaya kuvvet verir, çok yenmesi, baş ağrısı yapar

ve aklı hafifletir. Pişmiş soğan çok gıdalıdır. Lakin susatıcıdır.

Parlamaya faydalı, basur ağızlarını açıcıdır. İdrarı kuvvetlendirici,

tabiatı yumuşatıcı, zehirli rüzgâra faydalıdır. Pişmişi yaranın üzerine

sarılırsa, ağrıyı dindirir.

Bıttıh-ı asfar (kavun): Birinci derecede ısıtıcıdır. Süratle safraya

dönüşür. Onu sirke balı düzeltir.

Bıttıh-ı ahzar (karpuz): İkinci derecede rutubet verici ve soğutucudur.

Bedeni kirden açar. İdrarı çoğaltır. Mesanede oluşan ve böbrekte peydalanan

taşları düşürücüdür. Yemek ile yenmesi faydalıdır.

Beyz (yumurta): En iyisi, yağ içinde yarı pişirilen tavuk yumurtasının

sarısıdır. En faydalısı, taze olan yumurtadır. Sarısı hararete, beyazı

soğukluğa ziyade meyilli olmuştur. ikisi dahi rutubetli ve faydalıdır.

Beyazı yüze sürülse, güneş tesirini ve ateş sıcaklığını manidir. Sarısı bal

ile karıştırılıp, yüzdeki sivilcelere sürülse, onu giderir. Beyazı,

göz ağrılarına, boğaz sertliğine, ses kesilmesine, nefes darlığına, öksürüğe

ve kanın havalandırılmasına faydalıdır. Tavuk yumurtası, çabuk nüfuz

edici, en iyi kimyon ve en çok gıda ve meni vericidir. Bayat yumurtanın

sarısı kabız edicidir. Dövülmüş mazı ile ishali kesicidir. Yumurta et

kuvvetindedir. zira ki o, hayvanın cüzüdür. Belki kuvvetli hayvandır.

Bazican (patlıcan): İkinci derecede ısıtıcı ve kurutucudur. Sevda, baş

dönmesi, tıkanıklık, uyuz ve cüzzamı doğurur. Rengi bozar, sarı ve siyah

eder.

Bindük (fındır): Hararet ve kuruluğa meyillidir. Hazmı ağırdır. Cinsî

kuvveti artırır. Baş ağrısı ve mide bulantısı doğurur. Dimağa yararlı olup,

öksürüğü defeder.

(CİM)

Ceviz: Birinci derecede kurutucu ve ikinci derecede ısıtıcıdır. Onun

baş ağrısı vardır. Hazmı güz ve harareti çoktur. özelliği, ağzı tebşirdir.

Bal ile soğuk mideye faydası iyidir.

Hindistan cevizi: İkinci derecede ısıtıcı ve kurutucudur. Gözü

kuvvetlendirici ve sebel hastalığına faydalıdır. Kokusu güzel, yemeği

hazmettiricidir. karaciğer, dalak ve mideyi kuvvetlendirici, idrarı

getirici ve tabiatı kabzedicidir.

Cübn (peynir): Tazesi, rutubetli ve soğutucudur. Eskisi, ısıtıcı ve

kurutucudur. Normali gıda vericidir. Tuzlusu eski olursa zayıflatıcıdır.

Mesanede taş yapar.

Cüzür (havuç): Aslı ikinci derecede hararet verici ve birinci derecede

rutubetlidir. Mideyi üfürücü ve şehveti dalgalandırıcıdır. Onun tohumu

idrarı getirir.

(DAL)

Darçın: Üçüncü derecede ısıtıcı ve kurutucudur. Oldukça latif ve çekicidir.

tıkanıklıkları açıcıdır. Her bozukluğu düzelticidir. Onun yağı, açıcı,

ayrıştırıcı ve eriticidir. Faydası, yüzdeki siğillere ve titremelere

çoktur. Baş ve göğüs ağrılarına faydalıdır. Soğuk nezleyi, rutubetli

öksürüğü defeder. Mideyi kuvvetlendirici, kalbi açıcıdır. karaciğer

tıkanıklığına, rahim ve böbrek ağrılarına faydalıdır. Göz perdelenmesini ve

kararmasını defedicidir.

Dik ve dücac (Horoz ve tavuk): Horozun en iyisi, henüz ötmeyenidir. Tavuğun

en faydalısı, yumurtlama vakti gelmeyendir. Horoz çorbası, mafsal ağrısına,

titreme, mideye, yele ve kulunca iyi gelir. Tavuk eti, aklı güçlendirir,

tabiatı açar, meniyi artırır, sesi saflaştırır.

(HE)

Herise (Keşkek): Bir tanınmış gıdadır ki, et suyu ile pişirilmiş, buğdaydan

hâsıldır. O, kuruluk ve rutubette ısıtıcı ve mutedildir.

(VAV)

Verd-i ahmer (kırmızı gül): Birinci derecede soğutucu, ikinci derecede

kurutucudur. Tohumu yaprağından ziyade kabız edicidir. Onun kurusu dahi,

ziyade kabız edicidir. O, tıkanıklığı açıcı, sevdayı yatıştırıcı, iç

uzuvları kuvvetlendiricidir. Gülsuyu, baygınlığa faydalı, ateşli

baş ağrısını gidericidir. Beden kokusunu güzelleştiricidir. Terbiyelenmişi,

sıcaktır ki, mide ve karaciğere kuvvet verip, hazma yardım eder. Tazesinden

on dirhem kullanan, ishal olup, on defa tuvalete gidendir.

(ZI)

Zaferan: Birinci derecede kurutucu ve ikinci derecede ısıtıcıdır. Rengi

güzelleştirir, idrarı çoğaltır, şehveti düşürür, tıkanıklığı çözer ve

damarları açar. Lakin kabzı vardır.

Zencefil: İkinci derecede kurutucu, ikinci derecede ısıtıcı ve rutubet

vericidir. Cinsî isteği köpürtür. Özelliğiyle karaciğer ve midenin

soğukluğuna uygun gelir. Onunla mide rutubeti gider. Tabiat dahi yumuşaklık

bulur. Onun kullanılması yaramdan iki dirheme kadar faydalı olur.

Zeyt-i ham (Zeytinyağı): Birinci derecede soğuk ve kurudur. Dalından

koparılan zeytin itidal üzere ısıtıcıdır. rutubete eğilimlidir. eskisinde

hararet ziyade hâsıldır. Her gün zeytin sürünmek, saçları kuvvetlendirir ve

beyazları düşürür.

(HA)

Hınna (kına): İkinci derecede soğutucu ve kurutucudur. Ayrıştırıcı, açıcı,

kurutucu ve kabız edicidir. Ateşli şişlikler ve balgam için pişirilmesi

faydalıdır. Yağı, sinirleri yumuşatıcı, zorlukları çözücü ve defedicidir.

Hımmes (Keten tohumu): Birinci derecede ısıtıcı ve kurutucudur. Siyahı ve

kırmızısı iyisidir. Makbulü büyüğüdür ki, sırt ağrısına faydalıdır. Diş

etlerindeki ve yüzdeki şişlikleri giderir. Sesi saf edip, diğer tanelerden

daha gıdalı olduğu şayidir. Pişmişi, nefese faydalıdır. Taşları, böbrek ve

mesaneden düşürür. Keten tohumunun tesiri, meniyi çoğaltma ve şehveti

kamçılamadır. İdrarı ve doğumu kolaylaştırır.

Hınta (Buğday): Hararet ve rutubette mutedildir. İnsanın hararet ve

rutubetine muadildir. Onun tanesinin hazmı yavaştır. Kırmızı iri buğday en

iyisi, en kuvvetlisi, en lezizi en gıdalısıdır.

Hamam (Güvercin): Bunun uçanı, yavrusundan hafif ve gıdalıdır. Yavrusu daha

sıcak ve daha rutubetlidir.

(TI)

Tın-i Ermeni (Ermeni çamuru): İkinci derecede soğutucu ve kurutucudur.

Tabiatı, kanı gayetle tutucudur. Basur ve çıbanlara içilmesi ve sürülmesi

faydalıdır. Uzuvların pörsümesini ve ateşli nezleyi iyileştirir.

Tabaşîr (Hint hıyarı): İkinci derecede soğutucu, üçüncü derecede ısıtıcı ve

kurutucudur. Kalbi kuvvetlendirir ve ateşli hafakanı giderir. Safradan olan

hastalıklara faydalıdır. Mide hararetini ve iltihabını, karaciğer

hararetini teskin eder, ateşli hummaları durdurur.

(YE)

Yaktin (Kabak): İkinci derecede soğuk ve rutubetlidir. Dönüşmesi seri,

karışması iyi ve gıdası latiftir. Koruk, sumak, sefercel veya ekşi nar ile

kabağın pişirilmesi, safraya faydalıdır. Lakin kulunca zararı çok fazladır.

Bal ile pişirilmesi, onu da giderir.



Sekizinci Madde



Çok kullanılan gıda ve ilaçların isim ve hükümlerini (kelemen sa'fes)

harfleri sırasınca bildirir.



Ey aziz, malûm olsun ki, tıp bilginleri demişlerdir ki:

K- Kafurdur: Üçüncü derecede soğuk ve kurudur. Afiyet verici olup,

hararetli şişlikleri gidericidir. Baş ağrısını geçiricidir. Ateşlilerin

hislerini kuvvetlendirir. Uyku getirici, cinsî istekleri artırıcıdır.

Kehribâ: Birinci derecede sıcak, üçüncü derecede kurudur. Kandaki nefesi

(oksijen) tutucu, ateşe faydalı ve ishali kesicidir.

Kimyon: İkinci derecede sıcak, üçüncü derecede kurudur. yeli ayrıştırır.

İdrar zorluğuna faydalıdır. Kurutucu ve kabız edicidir. Yaraları

yapıştırıcı, taşları düşürücüdür.

Kem'e (mantar): Hükmü sert, gıdası kötüdür. Ancak onun suyu iyidir. gözü

parlatır.

Kereviz: Birinci derecede sıcak, ikinci derecede kurudur. Yağı ayrıştırır.

damar ağızlarını açar. Ağrıyı müsekkin, kokusu güzel ve cinsî arzuyu

körükleyicidir. Karaciğere, böbreklere, dalağa ve mesaneye faydalıdır.

Kilye (böbrek): Sıcaklık ve soğuklukta mutedildir. Bir miktar kurudur.

Hazmı zor, karışımı kolaydır.

Kebed (karaciğer): Sıcaktır. Böbrekten iyidir, İyisi ördek ve tavuk

karaciğeridir.

Kira (paça): Tabiatı yumuşatıcıdır. Hazmı kolay, öksürüğü giderici,

fazlalıkları azaltıcıdır.

L- Lübiya (böğrülce): Kurudur. Lakin onda fazla bir rutubet vardır ki,

karışımı, balgam rutubetidir. Göğsü yumuşatır, idrarı tutar. Akciğer için

dahi güzeldir. Onun ıslahı karabiber, tuz ve sirkedir.

Lûz (badem)0 Tatlısı, rutubetinden yana mutedil, acısı ikinci derecede

sıcaktır. İçilmesi durumunda idrarı tutar. Acı bademin gıdası az, açma ve

kusturması çoktur. Tatlı bademin sayılan tesirleri zayıf ve hafiftir. Lakin

bedeni yağlandırır ve öksürüğü defeder. Karaciğer ve dalak tıkanmasını

açar.

Leben (süt): Kadınların sütü, hayvanların sütünden daha faydalıdır. Zira ki

insan mizacı hepsinden mutedildir. Kadınların sütünün en iyisi, göğsünden

emilendir. Her süt ki, çoktan sağılmıştır, kötü bulunmuştur. Her hayvanın

ki, hamilelik müddeti insanınki kadar olanın sütü, inek sütü gibi, iyidir.

Sütün suyu, sıcak, yumuşatıcı ve yıkayıcıdır. Onda hiç ekşilik olmaz. Onun

özelliği, yakıcı safrayı ishaldir. Eftimon ile yakıcı sevdayı dahi

müshildir. Yoğurt, soğuk ve kurudur. Taze yoğurt, rutubetli ve sıcaktır.

Bütün süt türleri, bedeni kuvvetlendiricidir. Zira ki, hepsi kan

kuvvetindedir. Bal ile içteki yaraları temizler. Dimağa kuvvet, meniye

çokluk verir. Sütün hepsi, şehveti körükler. Sıcak ve kuru mizaçlı olan az

safraya faydalıdır. öksürüğü def eder. Lakin balgamlılara zararlıdır. Zira

ki onlardan harareti, onu hazmedemez. Kana dönüştüremez. İhtiyarlara rutubet

verdiği için, faydalı ve uygundur. bal ile onların hazmını kolaylaştırır.

Çok olur ki süt, karnı boşaltıp, bağırsaklardaki fazlalıkları çıkarır. Sonra

bedende dağılıp, tabiatı kabız edip, itidal üzere gider. süt mahsulleri

şişkinlik verir. Pişirilirlerse hazmı kolaydır.

Lüba (ağız): Onun hazmı yavaş, karışımı kötü, bal düzelticisidir. Her süt,

karaciğer boşluğunu tıkar. Ancak deve sütü tıkamaz. Çok süt, vesvese ve

unutkanlığa ilaçtır. Lakin dişlere ve dişetlerine zararlıdır. Göz karartır.

Onun ıslahı şekerdir. Şekerli süt, rengi güzelleştirir, bedeni yağlandırır.

Süt cinsinin bileşimi, sulu, peynirli ve yağlıdır. İnek sütünün çoğu

yağlıdır. Deve sütün ince olduğundan suludur.

Lahm (et): En faydalısı toklu etidir. Buzağı ve oğlağın fazla kısmı azdır.

Her hayvanın erkeği, yağlı ve siyahı, daha lezzetli, daha hafif ve daha

iyidir. İnek eti, keçi etinden kurudur. Keçi eti, koyun etinden kurudur.

Hazmı zor ve tutucudur. Deve etinin gıdası ağır ve hazmı zordur. Tavşan

eti, sıcak ve kuru olduğundan sevdası çoktur. Et cinsinin gıdası bedeni

kuvvetlendiricidir. Süratle kana dönüşür.

Lâden: Birinci derecede kuru, ikinci derecede sıcak ve latiftir. Rahim

hastalıklarına faydalıdır. Saç dökülmesini önler. Ağzı kapanmayan akar

yarayı kapatır.

M- Mastiği (Kendir): İkinci derecede sıcak ve kurudur. Gayet latif,

ayrıştırıcı ve kabız edicidir. İnce balgamı gidericidir. Balgamı çeker.

Öksürüğü giderir. Kan tükürmeyi keser. Mideyi yumuşatır ve güçlendirir.

Milh (tuz): Birinci derecede kuru, üçüncü derecede sıcaktır. Ziyade

ayrıştırması, kurutması ve parlatması vardır. çeşitli yelleri giderip,

donmuş karışımları ısıtır ve eritir. yarım dirhem kadar içilmesi kifayet

eder. Kavrulmuş tuz ile dişlerin kiri gider. Tuzu normal olarak kullanma,

rengi güzelleştirir, gıdayı oluşturur, fazlalıkları çıkarır. İshal

ilacıdır. Şeffaf ve billurî beyaz tuz, olmamış balgamı, siyah tuz, balgamla

sevdayı kuvvetle söker.

Muluhiya (Ebe gümeci): Birinci derecede soğuk, ikinci derecede

rutubetlidir. Karaciğer tıkanıklığını açar.

Mişmiş (Zerdali): İkinci derecede rutubetli ve soğuktur. Çekirdeğinin yağı

ikinci derecede sıcak ve kurudur. Basurlara faydalıdır. Zerdalinin karışımı

çabuk bozulur. Kurusu, susuzluğu teskin eder. O, mideye şeftaliden hoştur.

N- Nil otu: Birinci derecede sıcak, ikinci derecede kuru ve üçüncü derecede

kabız edicidir. Zayıflığı keser, yüzdeki sivilceleri giderir. Yeni cerahate

faydalıdır. Yaprağından çivit boyası olur.

Nane: Kuru ve sıcaktır. Onda ayrıca rutubet vardır. Mideyi hemen ısıtır ve

kuvvetlendirir. Hazma yardımcıdır. Balgamı ve kan kusmasını önler. Meniyi

çoğaltır ve cinsî arzuları körükler. Yaprağı süte konsa kesilmesini önler.

Nahale-i dakik (ince kepek): Birinci derecede soğuk ve kurudur. Yumuşatıcı

ve özel kuvvet vericidir. Zaferen ve macunla sürülmesi, yüzdeki sivilceleri

giderir.

S- Sumak: İkinci derecede soğuk, üçüncü derecede kurudur. Kabzedici,

kuvvetlendirici, tıkayıcı ve tutucudur. Safrayı boşluğa çeker, kanı

durdurur. Şişleri ve urları giderir. Diş ağrılarını keser, susuzluğu teskin

eder, mideyi düzeltir ve iştahı açar. Saçı siyahlaştırır. Bayılmaları

önler.

Şeker: Birinci derecede rutubetli ve sıcaktır. Eskisinde kuruluk vardır.

Semen (hayvanî yağ): Birinci derecede rutubetli ve sıcaktır. Zehirlenmelere

faydalıdır. Boğazı ve göğsü yumuşatır ve ayrıştırır. Fazlalıkları dahi

azaltır. Badem ile tesiri çoktur.

Sefercel: İkinci derecede soğuk ve kurudur. Kendisi ve çiçeği

kabız edicidir. Ekşisi tatlısında ziyade kabız edicidir. Her türü, susuzluğu

teskin edici ve idrarı getiricidir. Şehveti kuvvetlendiricidir. Özellikle

bal ile dahi mideye kuvvettir. Çekirdeklerinin suyu, tabiatı yumuşatır.

Kabızlığı akabinde önler. Akciğeri yumuşatır, öksürüğe faydalıdır. Çok

alınması kulunç yapar.

Semek (balık): Rutubetli ve soğuktur. İyisi küçüğüdür ki, kanı az ve tadı

leziz olup, süratle bozulmaya, Akıcı lan tatlı su içinde doğup kılçığı çok

olmaya. Yahut tuzlu denizlerden tatlı nehirlerin akışına karşı hareket

edip, onda kalmaya. Deniz balıklarının iyisi odur ki, çok bayat olmaya. Ona

tuzun kuvveti üstün olup, sıcak ve kuru olmaya. Taze balık, sulu balgam

yapar. Çabuk bozulduğundan, sıcak olan mideden başkasına faydalı değildir.

Balık etini bozan, rutubetliler ve sütlülerdir. Onu tatlılar düzeltir.

Ayn- Anber: İkinci derecede sıcak, birinci derecede kurudur. mide,

karaciğer, klb, his ve kuvvetleri güçlendirir. Anber, müsekkinden ziyade

mutedil ve dimağ hastalıklarına devadır.

Ud: İkinci derecede kuru ve sıcaktır. Mide, karaciğer, kalb ve his kuvveti

için faydası vardır. Tıkanıklığı açar. Dimağa gayet faydalıdır. İltihabı

iyileştirir ve yeli defeder.

Asel (bal): İkinci derecede sıcak ve kurudur. Parlatıcı, açıcı ve

çekicidir. Kokuşmaya manidir. Karışımları dahi, biti öldürür. Yaraları

temizler. Göz kararmasını giderir. Mideyi kuvvetlendirir ve iştihayı açar.

Karnı düzeltir. Yaraya sürülürse ilaç olur. Zift ile çok etkili ve

çekicidir.

Ineb (üzüm): Kabuğu soğuk ve kurudur. İçi rutubetli ve sıcaktır. Çekirdeği

hem soğu, hem kurudur. Gıdanın iyisidir. Mideyi ve şehveti kuvvetlendirir.

iyisi olmuşudur. Asmada olanı beğenileni ve siyahı yararlıdır. Mesaneye

zararlıdır. Tatlı nar onu düzeltir.

F- Fızza (gümüş): Soğuk v kurudur. Hafakanı önler. Suyu, mide ve kalbe

faydalıdır. Uykusuzluğu giderir.

Fıstık: İkinci derecede kuru ve sıcaktır. Onda fazladan rutubet te vardır.

Kalbi kuvvetlendirir, karaciğer tıkanıklığını açar. Faydalı ilâçtır.

Fücl (turp): Gıdası az, balgamı çok ve karaciğer tıkanıklığını açıcıdır.

Bit doğurur. Bedendeki yelleri ayrıştırır. Kurtları öldürür. Yemek hazmına

yardımı çoktur. Lakin hazmolunması zordur.

Fülfül (biber): Dördüncü derecede kuru ve sıcaktır. Siyahından ziyade

beyazında hararet vardır. Kırmızısının kuruluğu daha azdır. Biberler, mide

ve bağırsaklarda olan kalın yelleri ayrıştırır. Yapışık karışımları kesip,

sinir ve adaleyi ısıtır.

Sad- Sandal: İkinci derecede soğuk ve kurudur. Sürülmesi ve içilmesi sıcak

şişliklere, ateşli baş ağrılarına ve hafakana faydalıdır. Sıcaklık ve acıdan

olan mide zayıflığına uygundur.

Sa'ter (keklik): İkinci derecede sıcak ve kurudur. Latif, ayrıştırıcı ve

faydalıdır. İçilmesi, kokuyu giderir. Mideyi kurutur. İdrarı getirir. Gözü

kuvvetlendirir. Kasık ağrılarını kesicidir.

Sumg (ağaç sakızı): Kurutması kuvvetlidir. En latifi arap sakızıdır. Zira

ki o, göğüs sertliklerini çözüp, bağırsaklara kuvvet verir. Renkli haberlerle

yazmayı güzelleştirir.



Dokuzuncu Madde


Çok kullanılan ilaç ve gıdaların isim ve hükümlerini (karaşet) harflerinin

sırasınca bildirir.



Ey aziz, malûm olsun ki, tıp bilginleri demişlerdir ki:

Kaf - Kusa (acur): Kavunun bir türüdür. Hıyar gibi uzun olur. İkinci

derecede rutubetli ve soğuktur. Olmuşu güzeldir. Hararet ve safrayı teskin

eder. Lakin karışımı ve bozuşumu ateş doğurur. Olmuşunun bozulması daha

seridir. Koklaması baygınlığa faydalıdır. Susuzluğu keser. Mesaneye

uygundur. İdrarı ve tabiatı yumuşatması vardır. Hıyar ise, acurdan daha

soğuk ve latifütir. Şiddetli ateşleri giderir. idrar için oldukça

faydalıdır. Az kere mide ve böbrek ağrılarına iyi gelir. Bunun düzeltilmesi

tuz, bal veya zeytinyağıdır.

Karanfil: İkinci derecede sıcak ve kurudur: Kalbi kuvvetlendirir, basuru

giderir. Koklanırsa uyku getirir.

R- Reyhan: Birinci derecede sıcak ve kurudur. Kalbi kuvvetlendirir. Basuru

giderir. Koklanması uyku getirir.

Ravend: Aç karnına iki dirhem kadar sabah içilmesi yara, kir, düşük,

çarpma, karaciğer, mide, fıtık, kasık, böbrek ve mesane için faydalıdır.

Razıyane: Onun birisinin hararet ve kuruluğu üçüncü derecededir. Bahçede

yetişeninin hararet ve kuruluğu ikinci derecededir. Gözü kuvvetlendirir.

Karaciğer tıkanıklığını açar. İdrarı düzeltir. Soğuk su ile mide iltihabını

giderir.

Reybas: İkinci derecede soğuk ve kurudur. Kanı ve safrayı söker. Harareti

teskin eder ve keser. Usaresiyle sürme, göze faydalıdır. Yaraları ve safra

ishalini giderir.

Rumman (nar): Tatlısı, birinci derecede soğuk ve rutubetlidir. ekşisi

ikinci derecede soğuk ve kurudur. İkisi, safrayı keser, dışa fazla akıntıya

engeldir. Ekşisinin bal ile macunu, kulak ağrısına faydalıdır. Yeşili çok

idrar yapar. Ekşisi, mide iltihabına faydalıdır. Boğaz ve göğüsü

sertleştirir. Tatlısı, onları kuvvetlendirir ve yumuşatır. Ateşli öksürüğe

engeldir. Her türlü hafakanı defeder. İyisi, sulu olanıdır.

Şın - Şaîr (arpa): Birinci derecede soğuk ve kurudur. Gıdası buğdaydan

azdır. Arpa suyu, unundan gıdalıdır. Arpa suyunun un ile karışımı, göğüs,

öksürük ve yüz sivilcelerine iyidir.

Şuniz: Siyah tanedir. İkinci derecede sıcak ve kurudur. Sıcaklığı ciladır.

Kokusu ayrıştırıcıdır. Kokusu ayrıştırıcıdır. Basuru giderir, kanındaki

kurtları öldürür. Keten torba içinde iki dirhem nohut ve ayranla

karıştırılıp alna konursa, nezleye faydalıdır.

Tı - Temr-i Hint (Hint hurması): İkinci derecede soğuk ve kurudur. Mideyi

kuvvetlendirir, safrayı giderir. Kusmayı teskin eder, susuzluğu keser.

Tüffah (elma): Onun tatlısı, normale yakın sıcaklığa meyyaldir. Onda

fazladan soğuk bir rutubet vardır ki, onunla şişirir. Ekşisi çok soğuk

olup, rutubeti azdır. Ezilmişi harareti keser.

Tin (incir): Onun tazesi az rutubetli ve sıcaktır. çok su ve gıdası vardır.

mideden hemen emilir. Kurusu latif ve sıcaktır. Bütün meyvelerden

gıdalıdır. Olmuşu itidale yakındır. Etli yaraları iyileştirir ve yumuşatır.

Harareti müsekkindir. Cerahatli kanı dondurur, donmuş olanı eritir.

Hastalıklarla bozulan renkleri düzeltir. Macunu, çıbanları oldurur. Tozlu

balgamın hararetini yatıştırır. Müzmin öksürüğü giderir. Akciğer ve göğüse

faydalıdır. Karaciğer, dalak, böbrek ve mesane tıkanıklıklarını açar. Aç

karnına incir yemek, gıdanın geçiş yollarını açar. Badem ve ceviz ile

yenmesi çoktur. Lakin ağır yiyeceklerle yemek iyi değildir. Üç sabah sirke

içinde sulandırılmış üçer incir yiyen, ateşli hastalıktan kurtulur.

Safradan zarar görmez.

Dut: Beyaz incire yakındır. Lakin ondan az gıdalıdır. Mideye kötüdür.

kırmızısı rutubetli ve soğuktur. Onda kabız etme vardır. Boğazdaki şişleri

giderir. Yenmesinde ve suyunda iştiha ve gıda kuvveti vardır. Gıdaları

mideden çabuk, bağırsaklardan yavaş geçirir. İdrarı artırır.

Se - Sum (sarımsak): Aslı üçüncü derecede sıcak ve kurudur. Suyu

değiştirmek için, müzmin öksürük ve göğüs ağrıları için gayet faydalıdır.

Asalak ve kurtları döker. İdrarı getirir. Bitleri öldürür. Buharının

çokluğundan baş ağrısı yapar ve göze zararlıdır.

Selc (kar): Hapsedilmiş olan duman hararetinden susuzluk verir. Mide ve

sinire zararlıdır. Dişlerin hararetten doğan ağrısını teskin eder.

H - Haşhaş: İkinci derecede soğuk ve kurudur. Siyahı şurup ve macun olarak

üçüncü derecede soğuk ve uyutucudur. Yenmesi nezleyi önler.

Hatmi: Şebboy çiçeğidir. İtidal üzere sıcaktır. Onda, erdirici, yumuşatıcı,

ayrıştırıcı ve gevşetici özellikler vardır. Mafsal ağrılarını ve titremeyi

önler. Tohumu ateşli öksürüğü keser. Yaprağı göğüs şişkinliklerini

giderir. Kaynatılan kökü, bağırsak ve idrar yanmalarını, makat

şişkinliklerini ve ishali giderir.

Huh (şeftali): Birinci derecede rutubetli ve ikinci derecede soğuktur.

Çabuk bozuşan ve yumuşak tabiatlıdır. yonca suyu ve yaprakları ile kulak

kurtlarını öldürür. Göbeğe sürülmesi veya içilmesi karın kurtlarını

öldürür. çok besleyicidir. lakin gıdası zararlıdır. Yemekten sonra yemek

iyidir.

Hal (sirke): Hararet ve rutubetten bileşmiştir. Soğukluğu çoktur.

Kaynatılırsa soğukluğu azalır. Kanı inceltir, safrayı söker. Sevdelilere

zararlıdır. Balgama zıttır. Hazma yardımcı ve uyuzu önleyicidir. Yanıklara

iyidir. Gül yağı ile baş ağrısına faydalıdır. Ağızda gargara edilirse

diş ağrılarını keser.

Hubz (ekmek): En iyisi temiz buğday unundan olanıdır ki, ince elenmiş olup,

mayası tuzlu ve hamuru normal olanıdır. Tandırda pişirilmelidir. Buna yakın

olanı, fırında pişirilen somundur. Ekmeğin sıcağı zararlı, soğuğu

yararlıdır. Peksimetin gıdası çoktur. Sert ve kuru olduğundan nüfüzu

yavaştır. elenmemiş un ekmeği tabiatı yumuşatır. pide lezzetlidir. Fakat

sertlik verir. Süt ile yoğurulanı çok besleyicidir. Fakat zor sindirilir.

Siyah buğday ekmeğini su ile yemek, şişmanlatır. Sıhhati korur.

Harmil (üzerlik): Üçüncü derecede sıcak ve kurudur. Balgamı söker. Mafsal

ağrılarını giderir. Uyuzu izale eder. Şişkinlikleri indirir. Baş rutubetini

temizler. Yağı, kulak ağrısına faydalıdır. Bal ile aç karnına yenmesi,

akciğer tıkanıklığını giderir.

Ze - Zeheb (altın): Latif ve mutedildir. Toz, sevdevî hastalıklara ilaçtır.

Kalbi kuvvetlendirir. Hafakanı önler. Ağızda tutulması ağız kokusunu

giderir.

Dad - Zarur: İkinci derecede sıcak ve kurudur. Yaraları temizler.

Gayn - Galiye: Kıymetli bir ıtırdır. Sert şişleri urları yumuşatır ve çok

derde ilaçtır. Soğuktan olan baş ağrısını giderir. Taşınması rahim ağrısını

giderir.

Bütün ilaçlar ve gıdalar, Hak'kın tesiri ile etkileyici olduğu muhakkaktır.

Bu sayılanların zannı sebeblerden olduğuna, tıbbî hastalıklar kesin

delildir. Şu halde bütün sebeb ve eşyalardan tesir eden ancak sebebleri

yaratandır ki, herkese o, zarar ve yarar verendir. Burada, Çilim ikidir,

tıp ve din ilmi,È sözündün bu miktar yazılma ve açıklama, tıp ilminin

hülasasıdır. Geri kalanları, tabibler arasında şayidir.



Onuncu Madde



Vücut sıhhatine ait olan yeme ve içmenin âdâb ve kaidelerini ve bazı

yiyecek ve meyvelerin fazilet ve faydalarını bildirir.



Ey aziz, malûm olsun ki, muhaddisler demişlerdir ki: Peygamberlerin (selâm

onlara olsun) âdetleri sürekli arpa ekmeği yemektir. habib-i Ekram

Sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin yediği çoğu zaman o ekmek idi.

Veya ince buğday ile karışık olan arpa ekmeği idi. Arpa ekmeği ile üç gece

ard arda doymayıp çoğu vakitleri aç ve susuzdu. Şu halde tenbih ve beyan

buyurmuştur ki, gündüz beyazlığı ve gece karanlığı içinde ikişer kere yemek

ve içmek israf ve illettir. Et yemek ve çorba içmeye devam etmek kasvet

verir. Kırk gün kadar et ve yağlı yememeye devam etmek ahlakı bozar,

tabiatı değiştirir. tok karnına yemek ve susamadan su içmek vücut sıhhatine

zarardır. Nitekim, gereksiz gülmek insanı mahcup eder. Uykusuz gece ve

gündüz ona tembellik verir.

Sıhhatini korumak isteyen tokluğa devam etmeyip, açlığı kadar yemekle

lezzeti bulur. Firdevs ziyafeti için kudreti kadar aç kalsın. Ta ki, aklı

saf, göğsü geniş ve kalbi nurlu olsun. Mümkün oldukça gıdayı aklına

getirsin. ta ki, bedeni sıhhat ve tabiatı kuvvet bulsun. Akşam yemeğini

terk etmesin ki, uzuvları düşkünlükten emin olsun. Türlü nimetlerle renkli

servetleri birleştirmeyip, bir yemek üzerine devam etsin. Ta ki, cismi

sıhhat ve sürura, kalbi hayat ve huzura yetsin. zira ki her hastalığın aslı

tokluk, her davanın aslı açlık olduğu tecrübe edilmiştir. Edeple sadece

ekmek yiyenin bedeni, ömrü oldukça sıhhat ve afiyette bulunmuştur. Edep ise

açlıktan sonra yemek ve doymadan sofradan kalkmaktır. şu halde, az yeme ve

içmenin dünyevî derecesi karnın üçte birini yemek, üçte birini içmek ve

üçte birini teneffüs için ayırmaktır. Orta derecesi yeme ve içme ile ancak

karnın yarısı dolmaktır. En üst derece yemesi hasta yemesi; uyuması suda

boğulanın uykusu olup, huzur lezzetini bulmaktır. Tokluk üzerine yemekten

kaçınmak mühim ve lüzumludur. Zira ki o, israf ve haram olduğundan başka

abraşlık verici, hastalık ve düşkünlüğe sebeptir. Huzura gelen yemek ve

içeceği ayıplamasın. Eğer iştihası var ise yesin. Ancak terk edip

söylemesin. Bir kişinin yemeği iki kişiye yeter. Nitekim iki kişinin yemeği

dört kişiye, dört kişinin yemeği sekiz kişiye yeter.

Bazı yiyecek ve meyvelerin fazilet ve faydalarında nice Hadis-i Şerif varit

olmuştur. Nitekim Cibril-i emin Aleyhisselâm, Habib-i Ekrem Sallallah-u

Aleyhi ve Sellem Hazretleri4ne keşkek yemeği işaret kılmıştır. O zaman onu

o, yiyip, kuvvet, cima ve gece namazı için otuz kırk adım kadar güç

bulmuştur. O'nun yanında bütün yemeklerden arpa ekmeği, mercimek çorbası ve

su kabağı daha iyi ve sevgili olmuştur. Zira ki, Allah4ı andıkça ondan

kalbi rikkat bulmuştur. Etten dimağ, kulak, göz uzuvlar ve diğer cüzler

kuvvet almıştır. Etin iyisi omuz eti ve sırt etidir ki, hasta kalbi düzeltir

ve hüzünlü kalbi rahatlatır. Katıkların en faydalısı, sirke olmuştur. Hurma

ve üzüm meyvelerden olup katık rütbesini dahi bulmuştur. Üzümü ekmekle

yemek tatlı ve güzel koku verenden reddetmeyip tatmak ve koklamak haberde

gelmiştir. Mübarek balı sabah ile aç karna yiyen ve içen her hastalığından

şifa bulmuştur. Hazret-i Peygamber' e bütün meyvelerden kavun, karpuz ve

taze hurma; içeceklerden, soğuk ve tatlı olanlar lezzetli gelmiştir. Pirinç

pilavı yerken, 'Peygamber' e Salat ve selâm olsun' lazım olmuştur. Zira ki,

pirincin nuru cevherinden meydana gelmiştir. Hadis-i Şerif varid olmuştur

ki: 'Her kim ki baklayı kabuğu ile yer, onda o kadar hastalık çıkar gider.'

Şüniz ki siyah tanedir, o ölümden başka her hastalığa şifadır. Peynir ve

cevizi yalnız yemek hastalık verir. Lakin ikisini birleştirene şifa verir.

Kuru üzüm yemek kokuyu güzel, rengi saf eder. Balgamı keser. Sinire kuvvet

verir. Onu yiyen çekirdeklerini atsın ki, o zararlıdır. Üzümü tane tane

yemek güzeldir. Sefercel, kalbe cila, zekâ ve korkağa cesaret vermede

bedelsizdir. Onu pilav ile yiyen hamilenin çocuğu üstün ve güzeldir. Narı

iç kabuğu ile yemek mideyi temizler. İncir yemek kulunçtan kurtarır. Kalbe

incelik verir. Mübarek karpuz, her yemekte olan lezzeti toplamıştır. Onun

eti, çekirdeği ve kabuğu bütün uzuv ve kuvvetlere faydalıdır. O, yemek,

içmek ve reyhandır. Karın ve mesaneyi temizler. Bel suyuna bereket ve

şehvete hareket verir. Kokusu güzel olup, baş ağrısını yatıştırır. Deriyi

temizler ve süsler. Göze hiddet, yemeğe iştah ve lezzet verir. Susuzluğu

giderir. Bağırsak kurtlarını öldürür. Yetmiş hastalığı çıkarır. Bedene

faydalıdır.

Hıyarı tuz ile, cevizi tatlı ile yemek sünnettir. Meyveleri mevsiminde çok

yiyen ve sonra azaltan sıhhat bulur. patlıcanı yumuşatır, süsleyerek, deva

niyeti ile yemek illeti giderir, hikmet verir. Dimağa kuvvet, cimaa kuvvet

ve şehvete hareket verir. İnce baklalar, karpuz, kereviz... bunlar Hazret-i

İlyas'ın yemeğidir. Hafızayı güçlendirir, deliliği ve cüzzamı önler. Ak

mantar ki, bir tür Çemen' e benzer. Suyu göze şifa verir. Siyahı iyidir, bir

yere giren oranın soğanından yesin. Ta ki, o yerin vebasından emin olsun.

Pişirilmiş soğan ve sarımsak yiyen lezzet ve kuvvet bulur. Pişmemişi

yemesin ki kokusundan melekler incinir. Toprak yiyen kendini öldürendir.

Zira ki o, mideyi bozar, rengi sarartır, bedeni helak eder. Hadis-i Şerif

gelmiştir ki: 'Üç şey sineye sürûr ve bedene sıhhat verir. Biri güzel koku

koklamak, biri bal şerbeti ve biri güzel elbisedir.' O Hazret-i Peygamber

ki, doğru söyleyendir. Zira ki, 'insanlar elbise ile iltifat görür' sözü bu

mânâyı tasdik etmiştir. Şu halde insanlar elbise ile süslüdür. Takva

elbisesi ise hepsinden daha güzeldir. Cismi canı korur.



Onbirinci Madde


Dini Mübin âdâbı üzere ve Resuûl-ü Emin sünneti üzere güzel giyim ve

elbiseyi tayin ve bedeni süslemenin şeklini bildirir.



Ey azuz malûm olsun ki, muhaddisler ittifak ile demişlerdir ki: Habib-i

Ekrem sallallahü aleyhi ve sellem hazretlerine elbisenin en sevgilisi

gömlek olmuştur. Gömleği, parmaklarının ucuna kadar ulaşmıştır. Eteği

topuklarının üzerine kadar ancak gelmiştir. elbiseyi kısaltmakla ümmetine

vasiyet kılmıştır. Elbiseyi kısaltmak sünnet, uzatmak bid'at ve kibre

alâmet olmuştur. Halil'üllah aleyhisselam erkekler ve kadınlar için şalvarı

örtünme için elbise bulmuştur. zira ki şalvar, avret yeri ile yer arasında

bile hail olmuştur.

Sarık hilim, vakar, makamdır. Arap tacıdır ki, o Hazretin mübarek sarığı

siyah kumaş olmuştur. Sarığın ucunu iki omuz arasında iki karış miktarı

uzatmak sünnettir. Çene altına çevirmek bid'attir. İslâm sünnetlerinin

birisi, sert elbise ve kaftan giymektir. Sert elbise, damarları yayar,

kalbi huşû üzere bulundurur. Kıl ve yün elbise, büyük peygamberlerin

sünnetidir. Aba Süleyman aleyhisselamındır. Tavazu ile miskinlere benzemek

için aba giymek Evliya-ı kiramın âdetidir.

Habib-i Ekrem Sallallahü aleyhi vesellem hazretlerinin gömleği, iç elbisesi

ve şalvarları pamuktan beyaz; aba, kaftan ve kuşağı yünden yeşil şaldır.

Yeşile bakmak kalbe sürür ve göze kuvvettir. Şu halde yeşil elbise onun

ümmetine sünnettir. Erkeklerine sırf sarı ve kırmızı mekruhtur, bidattir.

Halis ipek onlara haram, karışık renkler mübahtır. Elbiseyi temizlemek,

nimeti anmadır, zinnet, letafet ve nezafettir. Ağırlığı, gamı ve kasveti

atmadır. Gönül zenginliği ile eski elbise giymek, insanın tavazuuna

alâmettir. Hepsinden önce gömlek giyip, sonra otururken şalvar giymek

sünnettir. İnsanların buğzunu çekmekten ve kalbe gam gelmekten emniyettir.

Bir elbiseyi yamamadıkça atmamak kalbe rahattır. Eski elbiseyi bir fakire

vermek âfetlerden selamettir. Üç kat elbisesi oldukta; bir katını fukaraya

bahşetmek cömertliktir. elbisesini her çıkardıkça toplamak, onu şeytanın

giymesinden korumaktır. Elbisenin hal diliyle: 'Beni gece süsleyeni, gündüz

süslerim,' demesi, ol Hazretten rivayettir. Mevla'nın yaygısı olan yer

üzerinde, ara sıra yalınayak yürümek nefsi kırmaya delâlettir. Misk, anber,

ud ve kâfur gibi güzel ve kokular; buhurlar ile kokulanma sünnettir,

lezzettir. Sürme taşı ile her gözüne üç kere sürmek sünnettir, zinettir.

Kirpikleri bitirir ve göze kuvvet verir. Aşure günü gözü sürmelemek,

göz ağrısından korunmadır.

Temizlenmek, süslenmek, yağlanmak, saç ve sakal taramak dahi sünnettir. Yağ

sürmeye kaşlardan başlamak, baş ağrısını giderici bilinmiştir. Bıyığı

kısaltmak, koltuk ve kasık kıllarını yolmak revatip sünnetlerindendir.

Kasık kılını, arpadan ziyade terk etmek nehy olunmuştur. Her perşembe yahut

her cuma ikindiden sonra saçı olmayan kimse, başını kazıtmak, sakalını

boyundan ve eninden bir tutam fazlasını kesmek, tırnaklarını makas ile

tıraş edip, sakala gömmek, cismin sıhhati ve canın rahatı için sünnet ve

âdet kılınmıştır. Nitekim: 'Tırnaklarınızı makas ve edeple kesiniz,'

denilmiştir. Görünüş düzeni için aynaya veya saf suya bakıp: 'Allah'ım,

yaratılışımı güzel yaptığın gibi, ahlakımı da güzelleştir,' demek, hadis-i

şeriften alınmıştır.

Burada, vücut sıhhatini korumak, bu miktar açıklama ile yeterli olup, ölümü

anlatmaya geçilmiştir. Zira ki: 'Her doğan ölür,' fehvasınca, her doğan

ölmekle, her kemalin bir zevali olup, dünyaya gelen gider. Bulunmuştur. Bu

oluşum ve bozuşum âlemi bizim için kervansaray kılınmıştır. Nitekim: 'Her

can ölümü tadacaktır. Sonunda bize döneceksiniz,' (29/57) âyet-i

kerimesiyle bu mâna teyit olunmuştur. Şu halde bu dar-ı fenâdan o dar-ı

bekâya ölmezden önce yönelmek ve bu gayrette o vatan içi olgunluk

kazanmakla tedarik kılmak, yani nazargâh-ı Hüda olan kalbini masivadan pak

edip, hayvani ahlak hastalıklarından sıhhat bulmak, Rabbanî ahlak

nurlarıyle dolmak ve iki âlemde bir Mevla ile olup kalmak hepsinden önemli

ve lüzumlu bilinmiştir.

Cihanda varlığı kavi ne misafir ol ne mukim

Ki hane pür keder olmuş turuk dahi pür bim

Çü nimeti nikam ü ızz ü nazı zül olıcak

Sana ne faide cism olsa gark-ı nâz ü naim

Mezar içinde olur âkıbet sırrın pâmâl

Ne fark olursa külahın nemüd yahut diyhîm

Tarik-i Hak4ka gidersen tenin zaif olsun

Ki kat'-ı badiye müşküldür olsa merd cesîm

Huyuyle hastayı zan eyler ol tabib zaif

Marazşinasın değildir nedendir adı hakîm

Hayat-ı cism gönül hoşluğuyle nimet olur

Ne zevk olursa ola ten sahih ve ruh sakim

Ne gam ki fakr ü maraz mevt erer tene Hakkı

Olursa can ü gönül hoş huyuyle sağ ve selim

(Cihanda, varlığı sağlam olan ne misafir ol ne yerli. Çünkü hâne keder

dolu, yollar dahi korku. Çünkü nimeti zor, izzet ve nazı zül olacak, cisim

naz ve nimete gark olsa sana ne fayda? Sonunda sırrın, mezar içinde ayak

altına düşer. Külahın, aban ve tacın ne farkı olur? Hak'kın yoluna gidersen

tenin zayıf olsun. Çölü aşmak zordur, şayet insan cüsseli olursa. Tabib, o

hastayı huyuyla sağlam zanneder. Hastalıktan anlamadığı halde, adı neden

hakimdir? Hayat, cisim ve gönül hoşluğuyla nimet olur. Ten sağlam, ruh

sakim olursa ne zevk olur? Fakirlik ve hastalıktan ne gam Hakkı, sonunda

tene ölüm ererse de; can ve gönül iyi huyla sağ ve selim olursa.)
Hit: 9252 Tarih: 05.07.2004
-----

Cilt 1:
BİRİNCİ BÖLÜM
İKİNCİ BÖLÜM
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
BEŞİNCİ BÖLÜM
ALTINCI BÖLÜM
YEDİNCİ BÖLÜM
SEKİSİNCİ BÖLÜM
DOKUZUNCU BÖLÜM
ONUNCU BÖLÜM
ONBİRİNCİ BÖLÜM
ONİKİNCİ BÖLÜM
ONÜÇÜNCÜ BÖLÜM
ONDÖRDÜNCÜ BÖLÜM
ONBEŞİNCİ BÖLÜM
ONALTINCI BÖLÜM
ONYEDİNCİ BÖLÜM
ONSEKİZİNCİ BÖLÜM
ONDOKUZUNCU BÖLÜM
YİRMİNCİ BÖLÜM
YİRMİBİRİNCİ BÖLÜM
YİRMİİKİNCİ BÖLÜM
YİRMİÜÇÜNCÜ BÖLÜM
YİRMİDÖRDÜNCÜ BÖLÜM
YİRMİBEŞİNCİ BÖLÜM
YİRMİALTINCI BÖLÜM
YİRMİYEDİNCİ BÖLÜM
YİRMİSEKİZİNCİ BÖLÜM
YİRMİDOKUZUNCU BÖLÜM
OTUZUNCU BÖLÜM
OTUZBİRİNCİ BÖLÜM
OTUZİKİNCİ BÖLÜM
OTUZÜÇÜNCÜ BÖLÜM
OTUZDÖRDÜNCÜ BÖLÜM
OTUZBEŞİNCİ BÖLÜM
OTUZALTINCI BÖLÜM
OTUZYEDİNCİ BÖLÜM
OTUZSEKİZİNCİ BÖLÜM
OTUZDOKUZUNCU BÖLÜM
KIRKINCI BÖLÜM
KIRKBİRİNCİ BÖLÜM
KIRKİKİNCİ BÖLÜMİ
KIRKÜÇÜNCÜ BÖLÜM
KIRKDÖRDÜNCÜ BÖLÜM
KIRKBEŞİNCİ BÖLÜM
-----